• E.MURAT YIĞCI


    Tüm Yazıları

    E.MURAT YIĞCI

    KAZANANLAR ve MÜCADELE EDENLER

    KAZANANLAR ve MÜCADELE EDENLER

    Öncelikle şunu söyleyelim: Sonuca bakıp da, "Trabzonspor yine kaybetti" demeyin. 

    Çünkü Trabzonspor kaybetmedi. 

    Futbolda kazananlar ve mücadele edenler vardır. Trabzonspor dün mücadele eden taraf oldu. Belki de sezon başından beri ilk kez adına, formasına yakışır futbol oynadı. 

    Belki de ilk kez taraftarına, “Kaybettik ama olsun, futbol bu, biri kazanır, biri kaybeder” dedirtti. (Tamam kabul, beraberlik de bir olasılık...)

    XXX

    Bana göre iyi oynadı, rakibini yenebileceğini düşündü; hatta yenmesi gerektiğini. 

    Hala tam olarak hazır değiller, ama özgüvenli oynamaya devam ederlerse, daha üst sıralara demir atabilirler. 

    Trabzonspor’un sahada bu kadar etkili görünmesinde Beşiktaş’ın da payı vardı tabii. 

    Siyah beyazlılar çok kolay bir gol bulup**, fazla çaba sarfetmeden daha 20 dakika dolmadan penaltıyla 2-0 öne geçince, “Biz bu maçı kazandık, fazla zorlamayalım, 3’üncü golü de kalan sürede atarız nasıl olsa” düşüncesine kapıldı. (Sahada belki de başınıza gelebilecek en kötü, en tehlikeli düşüncelerden biri bu ve Beşiktaş’a yakışmıyor.) 

    XXX

    Siyah beyazlılar ligin en iyi oynayan takımlarından biri. Yüksek tempolu oynamayı seven, bol ve isabetli pas yapan, her iki kanattan akın yapabilen oyunculara sahipler. Yine de kazandıkları kolay penaltı olmasa ya da hakem konuk ekibe de aynı kolaylıkta bir penaltı çalsa, Trabzonspor karşısından 3 puanla ayrılamayabilirlerdi. 

    Söylediğim gibi, iyi bir takım bile olsanız, “Nasıl olsa kazanırız” düşüncesiyle rakibi önemsememeye başladığınızda, futbolu şova dönüştürmeye çalıştığınızda, orta sahadaki top kayıpları başınıza çok iş açabilir. 

    XXX

    Trabzonspor bu sezonki en iyi, en tempolu futbolunu oynadı. 

    İlk golü** bir kenara bırakırsak, defans, önceki maçlara oranla daha derli topluydu. Evet, Onur çok net gol pozisyonlarını önleyerek takımını sırtladı ama pozisyonlar defans hatası nedeniyle değil, rakibin becerisi sonrasında yaşandı. (Bakmayın bu kadar gol yediğine, Onur iyi kaleci...)

    XXX

    Orta saha çok istekliydi. Defansına iyi destek etti, hücumu destekledi. 

    Rakipten kaptıkları topları nasıl kullanacaklarını bilseler, daha da verimli olacakları kesin. (Şu anda durum biraz, topu kap, boş alana taşı, kaleye yaklaşabildiğin kadar yaklaş, yapabiliyorsan kaleye vur şeklinde...) 

    Biraz daha dengeli ve özgüvenli oynamaya başladıklarında, daha tehlikeli, daha korkulan bir takım oluşumuna büyük katkıları olacak. 

    XXX

    Yusuf Erdoğan’ın sakatlanması Trabzonspor için büyük şanssızlıktı. Takımın golünü de atan Yusuf, enerjisi ve istekli, yıpratıcı oyunuyla Beşiktaş defansını bir hayli zorluyordu. Kalan 25 dakikada da farklı işler yapabilirdi.

    XXX

    Son olarak Şenol Güneş ligin en iyi teknik adamlarından biri. 

    Umarım uzun sure Türk futbolunda kalır. Sadece Beşiktaş’a bu futbolu oynattığı için değil, takımı Trabzonspor karşısında 2-0 öne geçtiğinde kendini kaybetmeyip düzeyli bir şekilde sevindiği için.

    Trabzonspor seyircisinden aldığı alkışı sonuna kadar hak ediyor. 

    XXX

    ** Trabzonspor’un yediği ilk gol bana -belki de bu yazıyı okuyanların çoğunun hatırlamayacağı- İngiltere-Türkiye maçlarını hatırlattı. 

    Yine fark yediğimiz maçlardan birinde milli takımın kalesini koruyan Fatih, defanstaki arkadaşını korner atışı öncesi uyarmış. 

    “Lineker’i tut!” 

    Arkadaşı, “Lineker kim?” diye cevap vermiş. 

    Korner kullanılmış, İngilizlerin golcüsü Lineker kafayı vurup golü atmış. 

    Kaleci Fatih, “İşte Lineker o” diye cevap vermiş. 

    (Trabzonspor defansında da benzer bir konuşma geçti mi, bilmiyorum, ama Rhodolfo’nun attığı gol bir derbide yenilecek gol değil.)

    5 Kasım 2016 - futboo.com


    KAZANANLAR ve MÜCADELE EDENLER - 2